ELEM YUVASI

 Bir çoğumuz yeni yılı umutla ve güzellik beklentileriyle karşıladık. Bu aslında, her sene yapılan bir âdet haline gelse de belki de ilk olarak bugün, tüm dünya çapında gerçek manasıyla hissedildi. Sonuçta kolay değildi, biz kendi dünyamızın şahsi meseleleriyle çırpınırken, hayat bize dertlerin en zorlusunu verdi. Bilinir ki veba; sınıf ayrımı yapmaz, zengin, fakir bilmez. Yolu tedbirden ve nasipten geçer. Hele de kontrol tekse yani bizdeyse! Hayatın yoğun temposuna kapılıp, kimi zaman sevdiklerimizi düşünmeye bile fırsat bulamazken, bir anda herkesi düşünmek ve herkese karşı sorumluluk sahibi olmakla karşı karşıya geldik. Ve insanlık gereği daha önce hiç almadığımız bu mesuliyet, bizim için aşılması zor engeller haline gelerek, büyük bir "KAYGI" 'ya dönüştü. Fakat bilmeliyiz ki; kaygımız ne kadar çok olursa, bu engeli aşmak uğrunda verdiğimiz mücadele de o kadar büyük olur. Bu zinciri kırmak için birkaç püf noktasını sizlerle paylaşacağım.

Mücadele niçin önemlidir?

"Yaşamın sana yükleyeceği bütün zorlukları sevinerek kabul et. Çünkü bir insanın karakterini oluşturan, onu mutluluğa ve başarıya götüren enerjiyi veren, bu zorluklardır."                                                                                                                                                                             Prof. Herbert  Casson     

 Mücadele kelimesi, duyulduğunda bile insana yorgun hissettirir. Biz tırnaklarımızla kazıyarak bir yerlere gelmeye çalışırken, o mevkide ki kişilerin refah sürmesi ağır gelir. Buna rağmen yine de mücadeleyi bırakmaz ve sonuna kadar gideriz. Çünkü bu mücadele bizim için bir lüks değil bilakis yaşamın ta kendisidir. Nasıl mı? Düşünün ki insan dünyaya geldiğinde açlığını ya da hastalığını ifade etmeyi bilmez. Ama bilmediği için de yaşamaktan vazgeçmez, tüm gücünü kullanır ve bir ses çıkarır. İşte ağlamak dediğimiz eylem bir mücadeledir ve yaşamın temelindedir.

  Farkında olunmasa da sorumluluk insana kendini güçlü hissettirir. Önem taşımak, bilinçli davranmak ve pozitif neticelere sebep olmak aslında bir başarıdır. Ve bu başarı mücadelenin bir meyvesidir. Nasıl ki kaslarımızı geliştirmek için zor antremanlar yapıyorsak zihnimizi geliştirmek için de zorluklarla boğuşmalıyız. Çünkü başarı huzur ve rahatla değil zorlukla gelişir.

Zorlukları yenmenin yolları

Çoğu zaman pes edip mücadeleyi kaybeden insanlar, su yüzüne çıkmış bir tahta parçası gibi dalgaların ve rüzgarın istediği yönde gitmeye mecbur kalırlar. Ancak aşağıdaki maddelere dikkat edip sonuna kadar gidenler (şanslarının yaver gitmemesi dışında) hep kazanırlar.

  • Sabır
  • İnanç
  • Dikkat
  • Tedbir
Sabretmek asla yenilgiyi kabullenmek değildir. Mücadelenin bir anlık sürmeyeceğinin farkında olup umudunu her zaman taze tutmaktır. Bu savaşı yeneceği inancıyla dikkati ve tedbiri devreye sokup istikrarı sağlamaktır. Neticede kararlılığı, sabrı, gayreti az olan insanlar başarısızlığa mahkumdurlar. Yaşamak istiyorsak mücadele etmeli, mücadele etmek istiyorsak güçlü olmalı, güçlü olmak istiyorsak da sorumluluk almalı ve sonuna kadar mücadeleyi sürdürmeliyiz. Kaygı bataklığında saplanarak hayatın bize güzellikleri altın tepsi de sunmasını beklersek başarının gücünü en baştan kaybederiz. 

Biz istersek zorluklar geçer

Bu yıl bize öğretti ki eğer biz istersek engelleri aşar ve kazanırız. Ama ne zaman ki başardığımızda işin bittiğini düşünüp aynı şekilde devam ederiz o zaman kaybın en acısını yaşarız. Kazanabilecekken kaybetmek, devam edebilecekken pes etmek, sebeplerden çok neticeye yönelmek ve bu nedenle asıl gerçeği çok geç fark etmek, kaybın en acısıdır. Umarım yaşananlardan büyük bir ders çıkarırız ve kaygılarımızın yerini başarıya bırakırız. Bu yılın gerçekleşen umutlar yılı olması dileğiyle... 




Yorumlar

Yorum Gönder